Mali Müşavirliğin Yeni Dönemi: Defterden Danışmanlığa
Mali müşavirlik mesleğine dışarıdan bakıldığında çoğu zaman defter, beyanname ve vergi günleri öne çıkar. Bu kısmı elbette mesleğin önemli bir tarafıdır. Ancak sahada gördüğümüz ihtiyaç, çoğu zaman bununla sınırlı kalmaz.
İşletme sahibi genellikle yalnızca “beyanname verildi mi?” sorusunun cevabını aramaz. Asıl merak ettiği şey çoğu zaman daha başkadır: İşin nereye gittiğini gerçekten anlayabiliyor muyuz?
Çünkü işletmenin derdi, defterde görünen rakamlardan daha geniştir.
Satış vardır ama para kasaya hemen girmez. Ciro artar ama borç da aynı anda büyür. İşler yoğun görünür; fakat ay sonuna gelindiğinde ödeme yapmak zorlaşır. Bunu esnaf da bilir, sanayici de bilir, küçük işletme sahibi de bilir.
Böyle dönemlerde işletme sahipleri genellikle “işler fena değil, hareket var” der. Aslında bu, ilk bakışta haklı bir gözlemdir. Telefon çalar, müşteri gelir, fatura kesilir. Dışarıdan bakıldığında iş vardır. Fakat tahsilat gecikiyorsa, stok içeride bekliyorsa, banka hesabı sık sık eksiye düşüyorsa, yalnızca satışa bakmak çoğu zaman yeterli olmaz.
Çünkü her büyüme sağlıklı büyüme değildir.
Bazen işletme büyüdükçe rahatlamaz; aksine daha fazla sıkışır. Daha çok mal alır, daha fazla vadeli satış yapar, daha fazla borçlanır. Kâğıt üzerinde işler büyür; fakat kasada beklenen rahatlama oluşmaz.
İşte bu noktada mesele yalnızca rakamı kaydetmek değildir. O rakamın işletmeye ne anlattığını da doğru okumak gerekir.
Bazı soruların bu nedenle açıkça masaya konması gerekir:
• Bu satışın parası ne zaman gelecek?
• Stok bu hızla giderse ne kadar sürede paraya dönüşecek?
• Bu gider gerçekten gerekli mi, yoksa alışkanlıkla mı devam ediyor?
• Bu yatırımın zamanı doğru mu?
• Kâr var gibi görünüyor; peki para neden yetmiyor?
Bunlar kâğıt üzerinde kalacak sorular değildir. Doğrudan işletmenin günlük düzenine dokunur.
Aslında mantık ev bütçesinde de işletme bütçesinde de benzerdir. Gelir gideri karşılamazsa sıkıntı başlar. İşletmede rakamlar büyüyebilir, kalemler çoğalabilir; ama sorun yine aynı yerden çıkar: Giren para çıkan parayı karşılamıyorsa tahsilat uzar, borçlar yaklaşır ve yönetim biçiminin gözden geçirilmesi gerekir. Mali müşavir burada işletme sahibinin karşısına yalnızca bilanço ile çıkmaz. Nakit nerede sıkışıyor, tahsilat neden uzuyor, stok neden bekliyor, banka faizleri kârı hangi noktadan eritiyor; bunların da konuşulması gerekir.
Kimi zaman bu konuşmalar çok sade uyarılarla başlar. Bu ay biraz daha dikkatli gitmek gerekebilir. Bir gider kalemi gereğinden fazla büyümüş olabilir. Tahsilat süresi uzamış, banka faizi kârı azaltmaya başlamış olabilir. Bazen de düşünülen yatırım için zamanlama henüz doğru olmayabilir.
Bu cümleleri duymak her zaman kolay olmayabilir. Fakat zamanında söylenen bir uyarı, işletmenin önlem almasını sağlar. Çünkü işletmeler çoğu zaman bir günde bozulmaz. Önce küçük işaretler verir. Tahsilat biraz uzar, stok biraz artar, giderler fark ettirmeden yükselir. Kâr marjı daralır, banka limitleri daha sık kullanılmaya başlanır.
Bunlar zamanında görülmezse mesele büyür.
Bugün muhasebe programları, raporlar ve otomatik kayıt sistemleri var. Bunların hepsi işi kolaylaştırıyor. Ancak raporda görünen kâr, her zaman kasadaki parayı göstermez. Satış yapılmıştır ama tahsilat vadesi uzamıştır. Gelir kayda alınmıştır ama para henüz işletmeye girmemiştir.
Bu ayrım çoğu zaman sadece ekrana bakarak değil, işletmenin işleyişini de takip ederek anlaşılır.
Bu yüzden mali müşavirin işi evrakla başlar ama evrakla bitmez. İşletmenin mali gidişatını da takip etmek gerekir. Bazen temkinli olmayı söylemek gerekir, bazen de doğru zamanda doğru adımın atılmasına katkı sağlamak gerekir.
Mali müşavirin asıl faydası bazen işler yolundayken değil, işler sıkışmaya başladığında daha net görülür. O dönemlerde sözü fazla uzatmadan, ama gerçeği de saklamadan konuşmak önemlidir. İşletme sahibini korkutmadan, fakat tabloyu da olduğundan farklı göstermeden.
Çünkü işletme sahibi çoğu zaman kararlarını tek başına verir. Mal alırken, fiyat belirlerken, yatırım düşünürken, borçlanırken çoğu zaman yük onun omzundadır. Böyle zamanlarda yanında doğruyu söyleyecek bir meslek insanına ihtiyaç duyar.
Mali müşavir burada yalnızca deftere bakan kişi değildir.
İşletmenin derdini anlamaya çalışan, gidişatı okuyabilen ve gerektiğinde uyarısını yapabilen bir danışmandır. Defter bize geçmişte ne olduğunu gösterir. Ama o rakamlar doğru okunursa, işletmenin önündeki riskler daha erken fark edilir.
Benim sahada gördüğüm şu: İşletmeler çoğu zaman tek bir büyük hatadan değil, zamanında fark edilmeyen küçük sıkışmalardan zorlanıyor. Tahsilat biraz gecikiyor, gider biraz büyüyor, stok biraz bekliyor, borç biraz yaklaşıyor. Bunlar ayrı ayrı küçük görünebilir; fakat bir araya geldiğinde işletmenin nefesini daraltabiliyor.
Mali müşavirin katkısı da tam burada ortaya çıkar. Defteri tutar, evrakı takip eder; ama bunun yanında işletmenin nerede sıkıştığını anlamaya çalışır.
Bugün işletmelerin yanında böyle bir bakışa her zamankinden daha fazla ihtiyaç var. Çünkü çoğu zaman mesele yalnızca rakamların doğru yazılması değil, o rakamların işletmeye ne söylediğinin zamanında fark edilmesidir.